Ekonomi

Lübnan’da Çifte Baskı: ABD’den Hizbullah’a Yaptırım, İsrail’den Askeri Operasyonlar Devam Ediyor

Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı, Lübnan’ın kırılgan nakit ekonomisini istismar etme ve yasa dışı fonları aklama suçlamalarıyla Hizbullah mensuplarına karşı yeni bir yaptırım paketi açıkladı. Bu karar, Beyrut’un finansal sisteminin bütünlüğünü tehdit ettiği ve terör faaliyetlerini meşru ticaretle kamufle ettiği iddia edilen Hizbullah’ın mali kaynaklarını hedef alma amacını taşıyor. Washington, örgütün döviz büroları ve nakit akışını kullanarak finansal sistemdeki boşluklardan faydalandığını ileri sürerek, Lübnan’ın ekonomik yapısına yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Bu tür adımların, Hizbullah’ın bölgedeki operasyonel kapasitesini zayıflatmaya yönelik kapsamlı bir stratejinin parçası olduğu vurgulanıyor.

ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından yapılan açıklamada, söz konusu yaptırımların Lübnan’daki direniş grubunun silahsızlandırılmasını desteklemek amacıyla uygulandığı ifade edildi. Ofis, özellikle İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Gücü’nün, son dönemde, çoğunlukla döviz büroları aracılığıyla Hizbullah’a **1 milyar dolardan fazla** para aktardığı yönündeki iddiaları kamuoyuyla paylaştı. Bu iddialar, örgütün finansal yapısının derinliğini ve uluslararası bağlantılarının boyutunu gözler önüne seriyor. Yaptırım kararı, İran’dan gelen fon akışını denetleyen Hizbullah’ın kilit finansal operatörlerini hedef alarak, örgütün mali damarlarını kesmeyi amaçlıyor. Bu sayede, Hizbullah’ın operasyonlarını finanse etme yeteneğinin kısıtlanması ve bölgedeki etkisinin azaltılması hedefleniyor.

Terörizm ve Finansal İstihbarattan Sorumlu Hazine Müsteşarı John Hurley, konuyla ilgili değerlendirmesinde, Lübnan’ın bağımsız, müreffeh ve güvenli bir geleceğe sahip olma potansiyeline dikkat çekti. Hurley, bu potansiyelin ancak Hizbullah’ın tamamen silahsızlandırılması ve İran’ın finansal ve siyasi kontrolünden bağımsız hareket etmesiyle tam anlamıyla gerçekleşebileceğini belirtti. Bu açıklama, ABD’nin Lübnan politikasına yön veren temel prensipleri ortaya koyarken, ülkenin iç istikrarı için Hizbullah’ın rolünün yeniden tanımlanması gerektiğini işaret ediyor. Washington’ın bu adımları, sadece finansal bir baskı aracı olmanın ötesinde, Lübnan’ın egemenliğini ve bölgesel güvenliği desteklemeye yönelik daha geniş bir diplomatik ve stratejik çabanın parçası olarak görülüyor.

Ekonomik cephedeki bu gelişmeler yaşanırken, Lübnan aynı zamanda askeri gerilimlerin de odağında kalmaya devam ediyor. Bölgede ilan edilen ateşkes anlaşmalarına rağmen, İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik askeri operasyonları yakın zamanda sürdürmesi, endişeleri artırıyor. İsrail ordusu, bu saldırıları Hizbullah’a ait hedeflere yönelik misilleme olarak açıklasa da, bu operasyonlar sivil kayıplara yol açtı. Son saldırılarda bir kişinin hayatını kaybettiği, dokuz kişinin ise yaralandığı bildirildi. Bu tür askeri müdahaleler, Lübnan’ın zaten kırılgan olan güvenlik ortamını daha da kötüleştirirken, bölgedeki çatışmaların genişleme riskini de beraberinde getiriyor. Lübnan, bir yandan uluslararası yaptırımlarla mücadele ederken, diğer yandan sınır ötesi askeri tehditlerle yüzleşmek zorunda kalarak karmaşık bir çıkmazın içinde bulunuyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir